Antropoloji ile ilk tanışmam,  Emre Şan'ın felsefe seminerlerinde teknoloji felsefesi üzerine yaptığı konuşmalarıyla oldu. Daha sonra  Teknoloji Felsefesi Problemleri: Yazı, Bellek, Dikkat kitabında ele aldığı filozof Bernard Stiegler'in Teknik ve Zaman (Le temps et la technique) eserine, oradan da sık sık atıf yapılan biraz kenarda kalmış arkeolog/antropolog André Leroi-Gourhan'ın Jest ve Söz: Teknik ve Dil (Le Geste et la parole) kitabına kadar uzandı. 

 

Yakın zamanda İş Bankası Kültür Yayınları'ndan Alp Tümertekin çevirisiyle dilimize kazandırılan bu eseri okumayı herkese içtenlikle tavsiye ediyorum. Ancak bu yazıda bahsetmek istediğim eser: Tayfun Atay'ın Fol Yayınları'ndan çıkan Şempanzelerden Peygamberlere: Meraklısı İçin Antropoloji Notları kitabı. Utku Perktaş'ın Açık Radyo'da yapmakta olduğu Antroposen Sohbetler programında Tayfun Atay'ı konuk ettiği bölüm vesilesiyle öğrendim ve ilk fırsatta edinip okumaya başladım. 

 

Kitap, antropolojiyi ve çeşitli alt disiplinlerini anlatan genel bir giriş olmakla beraber aynı zamanda merak ettiğiniz bir kısmını doğrudan açıp okuyabilmeniz açısından ansiklopedik özellikler taşıyor. Bunların sebebi de Tayfun Atay'ın kırk yıllık yapıp etmelerinin, alandaki birikiminin bir toplamı olması elbette. 

 

Bir Sosyal Bilim olarak Antropoloji, Felsefenin en ortaya çıkışından itibaren belki de ana sorusu olmakla beraber bir anlamda sürekli cevaplamaktan kaçındığı, ötelediği “İnsan nedir?”i  cevaplama cüretini ve iddiasını taşıyor. Bugün İnsan, içinde yaşadığı jeolojik çağa “Antroposen” adını verecek kadar yeryüzünü değiştiren ve dönüştüren bir konumda. Konum buykan soru hayati bir önem kazanıyor. Nitekim Tayfun Atay’ın kitabı da açılışını benzer bir tezle yapıyor. 

 

Tam da bu noktada, felsefe ve antropolojinin bu sorudaki ortaklığı bizi, iklimin ve yeryüzünün geri dönülemez biçimde dönüştüğü çağın adını koyarken daha politik ve eleştirel bir yerden yaklaşmaya itiyor. Zira içinde bulunduğumuz yeni iklim rejimini "Antroposen", yani soyut, sınıfsız ve genelgeçer bir insanlığın ortak eseri olarak adlandırmak, yeryüzünü tüketen tarihsel ve ekonomik dinamikleri, diğer deyişle sermayenin doğayı bitmez tükenmez bir kaynak olarak sömürüşünü gizleyen "Kapitalosen" gerçeğinin üzerini örtme riski taşıyor. 

 

Peki, neden Antropoloji? Mesele çağın adlandırılmasından ibaret değil elbette. André Leroi-Gourhan Jest ve Söz’ün girişinde: “Bugün bile, modern kültürde yetişmiş insan da tıpkı ataları gibi nereden geldiğini bilmek ister zira nereye gittiğini bilmez.” ve yine devamında bir başka yerde: “...köklerin analizi, yalnızca insanın nereden geldiğini değil, nerede olduğunu ve belki nereye gittiğini de görmeye çalışırsak daha açık ve kesinlikle daha kapsamlı bir nitelik kazanacaktır.” demekte.


Bugün de nerede olduğumuzu ve nereye gittiğimizi pek bildiğimiz söylenemez. Dolayısıyla “nedir şu insan?” sorusunu cevaplarken “gelecekteki insanı şimdiye ve en uzak geçmişine yerleştirmek”le birlikte “insanların çeşitli zamanlardaki insanlar olarak kendilerini (gerçekliğini) nasıl gördükleri”ni de düşünmek için  zemin elde etmiş oluyoruz.

 

Bu yazı vesilesiyle bir davet de bizden, yakın zamanda GSÜ Felsefe kulübünde Claude Lévi-Strauss, André Leroi-Gourhan, Philippe Descola ve Bruno Latour'un eserlerini birlikte okuyup, düşünüp, tartışacağımız bir Antropoloji Okumaları Atölyesine başlayacağız. İlgilenen herkesi bekleriz.


Atay, T. (2026). Şempanzelerden Peygamberlere: Meraklısı için antropoloji notları. Fol Yayınları.


Leroi-Gourhan, A. (2026). Jest ve söz: Teknik ve dil (çev. A. Tümertekin). Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları. 


Moore, J. W. (2021, 1 Mayıs). Sistemi adlandır! Antroposenler & kapitalosen alternatifi. Terrabayt. https://terrabayt.com/yasam/sistemi-adlandir-antroposenler-kapitalosen-alternatifi/


Stiegler, B. (2018). La technique et le temps. Fayard.


Şan, E. (2024). Teknoloji Felsefesi Problemleri: Yazı, Bellek, Dikkat. Akademim Yayınları.